sanayi türk

Türkiye'den ve Dünya'dan son dakika haberleri, köşe yazıları, demir çelikten makinaya, kalıptan inşaata bütün konuların tek adresi sanayiturk.com.

İstanbul, Türkiye

Çamlık Mah. İlkbal Cd. Pamuk Sk No:12-16 K:2 D:8 Kaçkar Park Plaza, 34774 Ümraniye

Arayın: (216) 466 79 55 (pbx)

Arayın: (216) 466 10 35 (pbx)

[email protected]
Hidrolik & Pnomatik

İş makinalari sektörü krizi fırsata çevirecek

İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen, Türkiye’nin dünya iş ve inşaat makinaları sektörünün üretim üssü olabileceğini söyledi.

Sanayi Türk Haber Merkezi
Sanayi Türk Haber Merkezi

Sanayi Türk'te editör


  • 4 Haziran 2021 - 14:34
  • 1 yıl önce yayınlandı
  • 3 dk okuma süresi
  • 125,7 bin kez okundu
İş makinalari sektörü krizi fırsata çevirecek

İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen, Türkiye’nin dünya iş ve inşaat makinaları sektörünün üretim üssü olabileceğini söyledi.

İş ve inşaat makineleri sektörü, pandemi döneminde oluşan global krizi fırsata çevirmek için harekete geçti. Pandemiye rağmen 2020 yılında 1,4 milyar dolar değerinde ihracat kaydeden ve Avrupa’nın 7’nci, dünyanın ise 11’inci büyük pazarı olan Türk iş makinaları sektörü, Avrupa, Orta Doğu, Rusya, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarları başta olmak üzere toplamda 133 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Doğrudan 130 bin kişiye istihdam sağlayan sektör, kapasite kullanım oranlarında da ülkemiz makine sanayi ortalamalarının oldukça üzerine çıkabildi.

“Üretimde Avrupa’da 10’uncuyuz”

Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen, Türkiye’nin üretim anlamında Avrupa’nın 10’uncu büyük ülkesi konumunda olduğunu belirterek, “Yüksek mühendislik kabiliyeti ile ürettiğimiz üstün kaliteli makinelerle küresel rekabette önemli bir oyuncu haline geldik” dedi. Özgen, “Pandemi döneminde tedarik zincirlerindeki kırılmalardan dolayı zincirin ilk halkası konumunda olan Çin, Hindistan gibi ülkeler, sektörün parça ve komponent ihtiyacını karşılamakta zorlandı. Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere üretici ülkeler, tedarikçilerinin kendi ülkelerine yakın coğrafyada üretim tesisine sahip olmasını gündemlerine aldı. AB’ye üyelik sürecinde kaydettiğimiz AB teknik müktesebatına yüksek uyum durumumuz, AB içinde kurulan tedarik zincirlerinden daha fazla pay alma potansiyelimiz ve uluslararası ilişkileri başlatma, geliştirme, biçimlendirme yeteneğimiz bize avantaj sağlıyor. İş ve inşaat makinaları sektörü, devletimiz tarafından sağlanacak teşvik ve destekler ile kritik parça, aksam ve komponent üretiminde ciddi bir yol kat etme ve önemli bir üretim üssü olma potansiyeline sahip” diye konuştu.

“Coğrafi konumumuz avantaj”

Türkiye’nin savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda bağımsız yerli üretici haline geldiğini vurgulayan İMDER Başkanı Merih Özgen, “Sektörümüzde yerli katkı oranı yaklaşık olarak yüzde 55-60 civarında. Bununla beraber beton ekipmanları, kırma eleme tesisleri gibi bazı alt sektörlerimizde yerlilik oranı yüzde 80’lere kadar çıkmakta. Toplam iç pazarın yüzde 40’ını yerli üreticiler sağlamakta” dedi. Özgen, bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu: “Pandemi döneminin yarattığı farkındalık ile beraber dünya artık stratejik üretimde Uzak Doğu bağımlılığından kurtulmak istiyor. Gelişmiş ülkelerde yerleşik olan ve global değer zincirlerine sahip firmalar, bu dönemde tedarik zincirinde yaşanan kırılmalar nedeniyle, zincirin halkalarını kendi ülkelerinde veya kendi ülkelerine yakın coğrafyalarda yeniden biçimlendirme ve konumlandırma düşüncesi içerisindeler. Makine sektöründe de bu durum geçerli. Özellikle AB’nin en yakın tedarikçisi olan ülkelerden biri olarak, coğrafi anlamda konumumuzu avantaja çevirebilir ve Türk ekonomisine büyük katkılar sunabiliriz.”

“Devlet desteğiyle ihtiyacımızı üretebiliriz”

Devlet desteği ile Uzak Doğu’dan karşılanan aksam, parça ve komponent ihtiyacının kendi ülkemizde üretebileceğini ifade eden Özgen, “Özellikle güç ve aktarma organlarında ve hidrolik komponentler gibi bazı önemli aksamlarda yurtiçinde önemli derecede üretim açığı bulunduğu için bu alanlarda stratejik üretime geçmeliyiz. Global ölçekte sektörde son dönemlerde yeşil üretim, sıfır karbon izi gibi çevre hassasiyeti içeren politikalar gündemde. Teknoloji anlamında ise başta elektrifikasyon olmak üzere dijitalizasyon, otonom makinalar, üretimde 4.0 gibi yıkıcı teknolojiler sektörde ön plana çıkıyor. Bu yeni politikaları ve teknolojileri Türk iş makinaları sektörü ne ölçüde benimserse o ölçüde küresel rekabette öne çıkma şansını yakalayabilecektir. Değişen ve gelişen dünya düzenine her anlamda ayak uydurabilmek, bizi tehditleri fırsata çevirme imkanına kavuşturacak” diye konuştu.


. . .

Schunk Türkiye payını yüzde 65'e…

Schunk Türkiye, 5 yıl içinde mevcut organizasyonunu en az iki katına çıkarmayı ve genel merkez içindeki payını 10 yıl içinde yaklaşık yüzde 65 artırmayı hedefliyor.


Yorum yazın

Üye olmadan da yorum yazabilirsiniz.

Bu haberi paylaşın