Türkiye'nin ham çelik üretimi şubatta da geriledi

  • 11.04.2022 16:20:52
  • 4 dakika okuma süresi
  • 58 tıklanma

Türkiye'nin ham çelik üretimi, şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 azalışla 3 milyon ton oldu.Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) şubat ayına ilişkin üretim, tüketim ve dış ticaret verilerini açıkladı.

Buna göre, şubat ayında Türkiye'nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 azalarak 3 milyon tona geriledi. Ham çelik üretimi, yılın ilk 2 ayında yüzde 5,7 düşüşle 6,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.Nihai mamul çelik tüketimi şubatta, yıllık bazda yüzde 1,9 artarak 2,9 milyon ton, ocak-şubat döneminde ise yüzde 1,2 gerileyerek 5,9 milyon ton oldu.

 

Çelik ürünleri ihracatı yüzde 1,3 arttı

 

Şubatta çelik ürünleri ihracatı, miktar yönünden yıllık bazda yüzde 1,3 artışla 1,3 milyon ton, değer yönünden yüzde 46,5 yükselişle 1,2 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Ocak-şubat döneminde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracat miktar olarak yüzde 2 artarak 2,6 milyon ton, değer olarak yüzde 52,4 yükselerek 2,4 milyar dolar oldu.

 

İthalatta yüzde 12,9'luk yükseliş

 

Şubat ayında çelik ürünleri ithalatı geçen yılının aynı ayına göre miktar yönünden yüzde 12,9 artışla 1,4 milyon ton, değer yönünden yüzde 76,3 yükselişle 1,5 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk 2 ayında ithalat, geçen yılın aynı dönemine göre miktar yönünden yüzde 13,8 artışla 2,8 milyon ton, değer yönünden yüzde 67,6 yükselişle 2,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Geçen yılın ocak-şubat döneminde yüzde 88,9 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, ithalattaki yüksek oranlı artışın etkisiyle bu yılın aynı döneminde yüzde 80,8 seviyesine geriledi.

 

"Savaşın üretimdeki etkisinin ciddi boyutlara ulaşmasından endişe duyuluyor"

 

Açıklamada görüşlerine yer verilen TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, sektörün üretiminde 2021 Aralık dahil olmak üzere 3 ay üst üste üretim düşüşü gözlendiğine işaret etti.

Önemli hurda tedarikçilerinden Rusya ve Ukrayna'dan hurda ithalatının, şubatta, hurda ihracatına getirilen yüksek oranlı verginin ve kısmen savaşın etkisiyle ciddi oranda düşüş gösterdiğini belirten Yayan, "Rusya'dan hurda ithalatımız yüzde 96,6 azalarak 160 bin tondan 5 bin tona, Ukrayna'dan ithalatımız ise 17 bin tondan 2 bin tona gerilemiştir. Çelik ürünleri ithalatındaki düşüş ise daha sınırlı bir seviyede kalmıştır." dedi.

Yayan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın çelik üretimi üzerindeki etkilerine de değinerek, şunları kaydetti:

"Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında AB'nin yaptırımları sonucunda ülkemiz yeni kota dağılımından en çok yararlanacak ülkelerden biri olarak ön plana çıksa da sektörün ana girdilerinden olan hurda, antrasit, ferrosiliko mangan, pik demiri önemli ölçüde Ukrayna ve Rusya'dan ithal ediliyor. Bu sebeple işgalin çelik üretimimiz üzerindeki olumsuz etkisinin ciddi boyutlara ulaşmasından endişe duyulmaktadır. Özellikle ham madde tedarikinde yaşanan darboğaz, fiyatların olağanüstü seviyelerde artmasına yol açmıştır. Ham madde ve yarı ürün ithalatındaki gerilemenin mart ayı göstergelerinde etkisini daha net bir şekilde ortaya koyması beklenmektedir."

Karadeniz'in riskli bölge ilan edilmesi sebebiyle bu bölgeye yük taşıyan gemilerin sigorta edilmemesinin buradaki çelik üreticilerini ve sanayi sektörlerini olumsuz etkilediğini vurgulayan Yayan, "Bu sorunun çözümü için acilen güvenli koridorlar oluşturulmasına ve devlet güvencesinde sigortalama işlemlerine devam edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

 

"ABD, Türkiye ile de çelikte gümrük vergisini kaldırmalı" tavsiyesi

 

Yayan, ABD'nin, AB ve Japonya'nın ardından İngiltere'yle de çelik ürünlerine yönelik gümrük vergisini kaldırıp ihracatı kotaya bağlamakta uzlaşma sağladığını anımsatarak, bu durumun vergiden muaf olan ülkelerin ABD piyasasında Türkiye'ye karşı avantaj elde etmelerini sağlayacağına dikkati çekti.

ABD'nin Türkiye ile de benzer bir anlaşma yapmasının fayda sağlayacağını bildiren Yayan, "Bu, çelik ihracatımızın önceki yıllarda ABD piyasasında yaşadığı kayıpların telafi edilmesi ve sektörün en azından yılın ikinci çeyreğindeki performansının artırılması açısından önem taşımaktadır." ifadesini kullandı.

 

. . .

Dr. Veysel YAYAN

Dr. M. Veysel yayan 1977 yılı Ankara Üniversitesi Siyasal bilgiler Fakültesi İktisat-Maliye bölümü ile 1987 yılı İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu. Doktorasını 1997 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yapan Sn. Yayan, Michigan Üniversitesi’nden Kalkınma İktisadı ve Nüfus, Brighton, Sussex Üniversitesi’nden İş Gücü Piyasası Haberalma Sistemi ve JICA Japonya’daki Tokyo Uluslararası İşbirliği Ajansı’ndan Kalkınma ve İstihdamı Geliştirme dallarında diploma almıştır.

Dr. Veysel Yayan, Savunma Sanayii Müsteşar yardımcılığı, Daire Başkanlığı ve uzman olarak görev yaptıktan sonra, Devlet Planlama Teşkilatı’nda uzman ve çalışma hayatı sektör sorumlusu, yine aynı kurumda uzman yardımcısı olarak görev yapmış ve Ticaret Bakanlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü’nde raportörlük görevini de yürütmüş. Şu anda Demir-Çelik Üreticileri Derneği Genel sekreterlik görevini yürüten Sn. Yayan, aynı zamanda SEDEFED Yönetim Kurulu üyesi olup, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Demir-Çelik Sektör Kurulu Başkanlığı görevine de devam etmektedir.