Demir-çelik üreticileri Çin tehdidini tartıştı
TOBB Türkiye Demir ve Demir Dışı Metaller Sektör Meclisi, başta Çin kaynaklı ithalat olmak üzere demir-çelik sanayisinin sorunlarını tartışmak üzere toplandı.
Kısaca
- TOBB Türkiye Demir ve Demir Dışı Metaller Sektör Meclisi, 3 Şubat 2016'da Çin kaynaklı ithalatın da gündeme alındığı bir toplantı gerçekleştirdi.
- Veysel Yayan, Çin'den gelen dampingli ve teşvikli çelik ithalatının Türkiye'nin çelik üretimi ve ihracatındaki gerilemeyle ilişkili olduğunu söyledi.
- Yayan, Türkiye'nin çelik üretiminin 2015'te yüzde 8 gerilediğini; toplantıya katılan sektör temsilcileri ise bir şirkette üretimin durmasının münferit olduğunu belirtti.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Demir ve Demir Dışı Metaller Sektör Meclisi Başkanı Veysel Yayan, dünyanın birçok ülkesinin damping ve telafi edici işlem vergisi uygulamaları ile Çin’den yapılan demir-çelik ithalatına karşı ciddi koruma tedbirleri aldığını belirterek, “Koruma tedbirlerinin alınmadığı ürün gruplarında Türkiye, her geçen gün daha fazla bu ülkenin tehdidi altında kalıyor” ifadelerini kullandı. TOBB Türkiye Demir ve Demir Dışı Metaller Sektör Meclisi, başta Çin kaynaklı ithalat olmak üzere demir-çelik sanayisinin sorunlarını tartışmak üzere toplandı.
Demir-Çelik Üreticileri Çin Tehdidini Tartıştıhttps://t.co/ju1j933dDx
— Demir Çelik Sektörü (@celiksektoru) 3 Şubat 2016
Meclis Başkanı Veysel Yayan, Çin’den gelen ağır baskı üzerine dünyanın diğer ülkelerinde, damping ve telafi edici işlem vergisi uygulamaları yoluyla ciddi koruma tedbirleri alındığına dikkat çekerek, Çin’deki çelik üreticilerinin söz konusu vergilerin olmadığı ülkelere yöneldiğini kaydetti. Aralarında Çin’den ithal edilenlerin de bulunduğu sıcak yassı ürünler için antidamping davaları açıldığını belirten Yayan, “Çin’den yapılan ithalata koruma tedbirlerinin alınmadığı ürün gruplarında ise Türkiye, her geçen gün daha fazla Çin tehdidi altında kalmakta. Çin’in dünyanın tümüne yaptığı ihracatın artış hızından 10 kat daha yüksek bir hızla Türkiye’ye ihracat yaptığı görülmektedir” değerlendirmesinde bulundu. Çoğunluğu Çin’den gerçekleştirilen dampingli ve teşvikli çelik ithalatı nedeniyle, Türkiye’nin çelik üretimi ve ihracatının gerilediğini ifade eden Yayan, Türkiye’nin 15 yıl aradan sonra çelik ürünlerinde net ithalatçı konumuna geldiğini, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 160’dan yüzde 96’ya kadar düştüğünü söyledi.
Çin’in Çelik Üretim Kapasitesi Son 10 Yılda Yüzde 172 Arttı
Aynı zamanda Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreterliği görevini de yürüten Yayan, Çin’in çelik üretim kapasitesinin son 10 yılda yüzde 172 arttığını vurgulayarak, Türkiye’nin dünyanın en büyük demir-çelik üreticileri listesindeki yerini koruduğunu bildirdi.
Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi
Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.
Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.
E-posta
-
E-posta kutunuzu açın
Onay e-postasının gelmesi birkaç dakika sürebilir.
-
Onay e-postasını bulun
Gelen kutusunda göremiyorsanız Spam / Gereksiz klasörüne de bakın.
-
E-postadaki onay bağlantısına tıklayın
Bu adımı tamamladığınızda aboneliğiniz başlayacak.
Zaten aboneyseniz yeniden onay vermeniz gerekmez. Bu form mevcut konu tercihlerinizi değiştirmez.
Türkiye’nin halen dünyanın en büyük 9. çelik üreticisi konumunda bulunduğunun altını çizen Yayan, “Ancak Türkiye, 2010-2011 döneminde dünyanın ham çelik üretimi en hızlı artan ülkesiyken, Türkiye’deki çelik üretimi artış hızı 2013 yılından itibaren gerilemeye başlamış ve ilk defa 2015 yılında yüzde 8 gerilemiştir” dedi. Üretimdeki gerilemenin temel nedeninin hızla artan ithalat olduğuna dikkati çeken Yayan, yurt içi üretimin yerini ithalata bırakması sonucunda sektördeki kapasite kullanım oranlarının gerilediğine işaret etti. Öte yandan toplantıya katılan TOBB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Faik Yavuz da sektörün önde gelen şirketlerinden birinde üretimin durduğunu hatırlatarak, “Medyada bu konuyla ilgili haberler sektörün müşterilerini, tedarikçilerini, yatırımcılarını ve bankaları tedirgin etmeye başladı. Bu bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. Sektör temsilcileri ise söz konusu olayın münferit olduğunu ve “sektörün genelinde sıkıntı var, devamı gelecek” algısının doğru olmadığını kaydettiler.
Bu arada, toplantıda Çin’den ithalatla ilgili olarak Dahilde İşleme Rejiminin kapsamındaki aksaklıkların olumsuz yansımaları da konuşuldu. Haksız rekabetin engellenmesine yönelik ticaret politikaları geliştirirken, rejim kapsamında taahhütlerini yerine getiren ve kurallara uygun çalışan kuruluşların faaliyetlerinin aksatılmamasına özen gösterilmesinin önemine işaret edildi.
