Skip to main content
Sanayi Türk

Dünyadaki 27 Triple A Seviyesindeki Şirketten 5’i Türkiye’den

Türkiye çalışmalarını Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’nun üstlendiği CDP, “Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu”nun sonuçlarını ve lider şirketleri 15 Mayıs’ta gerçekleştirilen CDP Türkiye 16. İklim Değişikliği & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde kamuoyuyla paylaştı. Bu yıl konferans, “COP31’e Doğru: Raporlama İvmesini Küresel Rekabet Gücüne Dönüştürmek” temasıyla düzenlendi.

Haber MerkeziSanayi Türk
3 dk okuma
Dünyadaki 27 Triple A Seviyesindeki Şirketten 5’i Türkiye’den

Rapora göre Türkiye, çevresel raporlama ve performans alanında küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştı. CDP’nin küresel derecelendirme metodolojisine göre Türkiye’den toplam 45 şirket en az bir Küresel A Listesi’nde yer aldı. Dünyada yalnızca 27 şirketin ulaşabildiği Triple A seviyesine ise Türkiye’den 5 şirket ulaştı.

Derecelendirme dağılımına bakıldığında, tüm temalarda “Yönetim” ve “Liderlik” seviyelerinde yer alan şirket oranı iklimde %82, ormansızlaşmada %70 ve su yönetimi temasında %87’ye ulaştı. Bu oranlar şirketlerin, Avrupa ve küresel ortalamaların üzerinde güçlü bir performans sergilediğini ve Türkiye’nin öne çıkan pazarlardan biri haline geldiğini gösteriyor.

Türkiye operasyonlarını Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu çatısı altında yürüten, dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP, Türkiye’deki şirketlerin 2025 yılı iklim değişikliği ve doğa raporlaması kapsamındaki performansını CDP Türkiye 16. İklim Değişikliği ve Doğa Konferansı’nda paylaştı. Garanti BBVA’nın ana sponsorluğunda Türkiye faaliyetlerini gerçekleştiren CDP Türkiye, 2025 yılına ait analiz ve bulguları içeren “CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu”nun sonuçlarını ve CDP’nin Global Derecelendirme Metodolojisine göre belirlenen CDP Liderleri’ni, 15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 16. Türkiye konferansında açıkladı.

Bu yıl, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi çevresel verinin kalitesi, karşılaştırılabilirliği ve karar alma süreçlerine entegrasyonu iş dünyasının dönüşümünde belirleyici bir rol oynuyor. Bu noktada CDP, yalnızca bir raporlama platformu olmanın ötesinde, şirketlerin uygulama kapasitesini görünür kılabilecek ve hesap verebilirliği güçlendirebilecek önemli bir araç olarak öne çıkıyor. “CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu”, Türkiye’deki şirketlerin çevresel raporlamayı rekabet gücüne dönüştürebilme kapasitesini ortaya koyuyor. Rapor, COP31 öncesinde şirketlerin raporlamadan uygulamaya geçişteki hazırlık seviyesini ortaya koyan güçlü bir çerçeve sunuyor.

Türkiye çevresel raporlamada güçlü bir konuma ulaştı

CDP aracılığıyla 2025 yılında 22.100’den fazla şirket, çevresel verilerini raporlarken bu sürece 1.000’den fazla şehir ve bölge de eklendi. 2025 yılında, neredeyse 900 şirket CDP’nin en yüksek derecelendirme seviyesi olan Küresel A Listesi’ne girdi. Türkiye’den ise toplam 45 şirket en az bir Küresel A Listesi’nde yer aldı. İklim, su ve ormansızlaşma kategorilerinin üçünde birden en yüksek liderlik seviyesi olan “Triple A” listesine giren dünyadaki 27 şirketten 5’i ise Türkiye’den. Diğer 17 şirket şirket ise iki ayrı kategoride liderlik sergileyerek “Double A” statüsü elde etti. Türkiye bu başarısıyla, CDP ekosisteminde çevresel raporlama ve performans alanında küresel ölçekteki en güçlü pazarlardan biri haline geldi.

Türkiye’nin liderlik performansı ortalamaların üzerinde

CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu’na göre, Türkiye’den raporlama yapan şirketler Avrupa ve küresel ortalamaların üzerinde performans göstererek “Yönetim” ve “Liderlik” seviyelerinde iklim değişikliğinde %82, su güvenliğinde %87 ve ormansızlaşma temasında %70’e ulaştı. Bu tablo, çevresel yönetimin artık yalnızca öncü şirketlere özgü bir alan olmadığını, giderek daha geniş bir şirket grubunun kurumsal sistemlerine entegre edildiğini gösteriyor.

Çevresel liderlik ile finansal performans arasındaki ilişki giderek güçleniyor

Bu yılki raporun bir kısmı, A ve A– notu alan lider şirketlerin çevresel risk ve fırsatları finansal açıdan nasıl yönettiğini, daha düşük derecelendirme notlarına sahip şirketlerle karşılaştırmalı olarak analiz ediyor. Bu fark özellikle fırsatlar tarafında daha net görülüyor. Lider şirketler, çevresel girişimler kapsamında yaptıkları her 1 dolarlık yatırımın yaklaşık 4 dolar finansal değer yaratma potansiyeli olduğunu raporlarken, daha düşük performans gösteren şirketlerde bu değer yaklaşık 0,07 dolar seviyesinde. Bu durum, fırsatların belirlenmesi ve finansal değere dönüştürülmesi konusunda ciddi bir verimlilik farkına işaret ediyor. Benzer bir ayrışma risk yönetiminde de görülüyor. Lider şirketlerde maliyet-risk oranına bakıldığında, maliyeti 1 dolar olan bir riski yönetmek için yaklaşık 0,43 dolar harcamanın yeterli olacağı görülüyor. Buna karşılık, daha düşük performans gösteren şirketlerde aynı riski yönetmek için yaklaşık 5,9 dolar harcamak gerektiği görülmekte. Bu durum, lider şirketlerin finansal açıdan önemli riskleri görece daha düşük maliyetle yönetebildiğini ve potansiyel olarak daha hedefli bir risk yönetimi yaklaşımına sahip olduğunu gösteriyor.