Skip to main content
Sanayi Türk

"ERP ve Depo Otomasyonu Yatırımlarımızla Müşterilerimize Hızlı ve Verimli Hizmet Sunuyoruz”

Geniş stok kapasitesi, ileri teknoloji depo sistemleri ve zengin ürün portföyüyle Türkiye sanayisinin güvenilir tedarikçileri arasında yer alan ABC Sac Metal, kaliteli ürün, hızlı teslimat ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla sektörün büyüyen markaları arasında konumunu güçlendirmeye devam ediyor.

Haber MerkeziSanayi Türk
5 dk okuma
"ERP ve Depo Otomasyonu Yatırımlarımızla  Müşterilerimize Hızlı ve Verimli Hizmet Sunuyoruz”

ABC Sac Metal Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kayabaşı, güçlü stok altyapısı, geniş ürün portföyü ve teknoloji odaklı depo yönetimiyle Türkiye sanayisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli metali kesintisiz şekilde tedarik ettiklerini belirterek, yüksek katma değerli ürünler ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla sektörde sürdürülebilir büyümelerini kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. ABC Sac Metal Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kayabaşı ile gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamını sizlerle paylaşıyoruz.

ABC Sac Metal’in kuruluşundan bugüne uzanan yolculuğunu ve bugün ulaştığı noktayı anlatır mısınız?

ABC Sac Metal, kurulduğu günden bu yana kalite, güven ve sürdürülebilir büyüme ilkeleriyle hareket eden bir şirket olmuştur. Başlangıçta daha sınırlı ürün çeşitliliğiyle faaliyet gösterirken, bugün Türkiye’nin önemli yassı çelik tedarikçilerinden biri olarak geniş ürün yelpazesi, güçlü stok kapasitesi ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla faaliyet göstermektedir. Sürekli yatırım yaparak altyapımızı geliştirdik, lojistik ve depo süreçlerimizi modernize ettik. Bugün sanayinin birçok farklı koluna hızlı ve güvenilir çözümler sunan, güçlü iş ortaklıklarına sahip bir şirket konumundayız.

Akıllı Depo Sistemleriyle Hızlı Tedarik Sağlıyoruz

Şirketinizi rakiplerinden ayıran en önemli özellikler nelerdir? Akıllı depo sistemleri ve geniş stok yapınız müşterilerinize ne gibi avantajlar sağlıyor?

En önemli farkımız, müşterilerimizin ihtiyaçlarını çok hızlı karşılayabilecek güçlü stok yapımız ve teknolojik altyapımızdır. Akıllı depo yönetim sistemlerimiz sayesinde ürün hareketlerini anlık olarak takip ediyor, sevkiyat süreçlerini minimum hata ve maksimum hızla yönetiyoruz.

Geniş stok sayesinde müşterilerimiz uzun termin süreleri beklemek zorunda kalmadan ihtiyaç duydukları ürünlere erişebiliyor. Bu durum özellikle üretimin durmaması ve maliyetlerin kontrol altında tutulması açısından önemli avantaj sağlıyor.

Ürün portföyünüz ve hizmet verdiğiniz sektörler hakkında bilgi verir misiniz? Son dönemde en fazla talep gören ürün grupları hangileri?

Sıcak haddelenmiş, soğuk haddelenmiş, galvanizli, boyalı ve çeşitli kalite sınıflarındaki yassı çelik ürünlerini müşterilerimize sunuyoruz. Başta otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, makine imalatı, çelik konstrüksiyon, enerji, savunma sanayi ve metal işleme sektörleri olmak üzere birçok alana hizmet veriyoruz. Son dönemde yüksek mukavemetli çelikler, galvanizli ürünler ve lazer kesime uygun kalite ürünlere yönelik talepte belirgin bir artış gözlemliyoruz.

Dijitalleşme Yatırımları Hız Kazandı

2025 yılı şirketiniz açısından nasıl geçti? 2026 yılı şirketiniz açısından nasıl geçiyor? Yeni yatırım, kapasite artırımı veya dijitalleşme alanında planladığınız projeler nelerdir?

2025 yılı, küresel dalgalanmalara rağmen operasyonel verimliliğimizi artırdığımız ve müşteri portföyümüzü genişlettiğimiz bir yıl oldu. 2026 yılında ise dijitalleşme yatırımlarımıza hız verdik. Depo otomasyonu, veri analitiği ve ERP altyapımızı güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Bunun yanında lojistik kapasitemizi artıracak yatırımlar ve müşterilerimize daha hızlı hizmet sunacak yeni projeler üzerinde çalışıyoruz.

Yeşil Dönüşüm Şirket Stratejisinin Merkezinde

Sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm kapsamında hangi çalışmaları yürütüyorsunuz? Yenilenebilir enerji ve karbon azaltım hedefleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sürdürülebilirlik artık tercih değil, iş yapış şeklinin ayrılmaz bir parçasıdır. Enerji verimliliğini artıran uygulamalar, atık yönetimi, geri dönüşüm süreçleri ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik projeler yürütüyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmayı ve operasyonlarımızın çevresel etkisini azaltmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda müşterilerimizin sürdürülebilir tedarik zinciri beklentilerine uyum sağlayacak altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz.

Demir-çelik sektöründe 2026 yılının ilk yarısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yılın geri kalanına ilişkin beklentileriniz nelerdir?

2026’nın ilk yarısında küresel talebin istenilen seviyeye ulaşmaması ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle sektör dalgalı bir seyir izledi. Buna rağmen Türkiye üretim kabiliyeti ve esnek yapısıyla rekabet gücünü korumaya devam ediyor. Yılın ikinci yarısında faizlerdeki olası normalleşme, ihracat pazarlarında toparlanma ve sanayi yatırımlarındaki artışla birlikte talebin daha olumlu bir seyir izlemesini bekliyoruz.

Ab’nin Yeni Düzenlemeleri Sektörü Dönüştürecek

Avrupa Birliği’nin yeni çelik düzenlemeleri, “Ergitme ve Dökme” kuralı ve kota dışı %50 gümrük vergisi Türk çelik sektörünü sizce nasıl etkileyecek?

Bu düzenlemeler sektör açısından önemli bir dönüşüm sürecini beraberinde getiriyor. Menşei kurallarının sıkılaşması ve ilave vergiler, özellikle ihracat odaklı firmalar için yeni maliyetler oluşturabilir. Ancak kaliteli üretim yapan, izlenebilirlik sistemlerini güçlendiren ve katma değerli ürünlere yönelen firmalar bu süreci fırsata çevirebilir. Türk çelik sektörünün esnek üretim yapısı doğru stratejilerle rekabet avantajını koruyabilecek seviyededir.

CBAM Rekabetin Yeni Belirleyicisi Olacak

Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve yeşil çelik dönüşümü, sektörün rekabet gücünü nasıl değiştirecek? Türk firmaları bu sürece yeterince hazır mı?

CBAM artık çevre politikası olmanın ötesinde ticaretin yeni kurallarından biri haline geldi. Karbon emisyonlarını azaltan, enerji verimliliğine yatırım yapan ve üretim süreçlerini şeffaf şekilde raporlayan firmalar rekabette öne çıkacaktır. Türkiye’de bu dönüşüme hazırlanan birçok firma bulunuyor ancak sektör genelinde yatırımların hızlanması gerekiyor. Özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerin finansman ve teknik destek açısından desteklenmesi önem taşıyor.

Jeopolitik Riskler Stok Yönetimini Öne Çıkarıyor

Küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, savaşlar ve lojistik sorunları hammadde tedariki ile fiyatlar üzerinde nasıl bir etki oluşturuyor?

Küresel belirsizlikler tedarik zincirlerini doğrudan etkiliyor. Hammadde fiyatlarında ani dalgalanmalar, navlun maliyetleri ve teslim sürelerinde yaşanan değişimler sektörün en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu nedenle güçlü stok yönetimi, alternatif tedarik kaynakları oluşturmak ve doğru risk yönetimi her zamankinden daha kritik hale geldi.

Rekabet Gücü İçin Yüksek Katma Değerli Üretim Şart

Sizce Türkiye’nin demir-çelik sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırmak için kamu ve özel sektörün öncelikle hangi adımları atması gerekiyor?

Öncelikle yüksek katma değerli üretime geçiş hızlandırılmalı, Ar-Ge ve teknoloji yatırımları teşvik edilmelidir. Enerji maliyetlerinin rekabetçi seviyelere çekilmesi, yeşil dönüşüm yatırımlarına finansman sağlanması ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi büyük önem taşıyor. Kamu ve özel sektörün ortak hareket ederek dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve nitelikli insan kaynağı alanlarında uzun vadeli stratejiler geliştirmesi, Türkiye’nin küresel çelik sektöründeki konumunu daha da güçlendirecektir.

Bu adımlar sayesinde sektörümüz, sadece bölgesel değil küresel ölçekte de daha yüksek katma değer üreten ve rekabet gücü yüksek bir yapıya ulaşabilir.

E DERGİ İÇİN TIKLAYINIZ...