Hurdayı bize bırakın!

Çelik üreticisi KOBİ’ler, Türkiye’de üretim yapan üç büyük oyuncunun ülkedeki rezervin yeterli olmasına rağmen, daha hızlı ve az maliyetli olduğu için demir cevherini ithal ettiğini söylüyor.

Kısaca

  • Çelik üreticisi KOBİ’ler, üç büyük oyuncunun daha hızlı ve düşük maliyetli olduğu gerekçesiyle demir cevheri ithal etmesini haksız rekabet olarak değerlendiriyor.
  • Üreticiler, piyasalar düzelene kadar cevherden üretim yapan şirketlerin yurt içinden hurda almamasını ve böylece hurda fiyatlarının düşmesini istiyor.
  • TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan’a göre Türkiye’de toplanabilen hurda, ark ocaklı tesislerin ihtiyacının yüzde 30’unu karşılıyor; kalan yüzde 70’in ithal edilmesi gerekiyor.
  • Yayan, Türkiye’deki cevher miktarının entegre tesislerin mevcut üretim kapasitesinin yalnızca yüzde 30’unu karşılayabildiğini ve cevherin büyük ölçüde düşük tenörlü olduğunu belirtiyor.

Yazı Boyutu 100%
WhatsApp X Facebook LinkedIn

Çelik üreticisi KOBİ’ler, Türkiye’de üretim yapan üç büyük oyuncunun ülkedeki rezervin yeterli olmasına rağmen, daha hızlı ve az maliyetli olduğu için demir cevherini ithal ettiğini söylüyor. Bu yaklaşımın haksız rekabete yol açtığını belirten üreticiler, “Piyasalar düzelene kadar cevherden üretim yapan firmalar yurt içinden hurda almasın” çağrısında bulunuyor.

Dünyada sekizinci büyük üreticisi olduğumuz demir çelik, Türkiye ekonomisi için en önemli sektörlerin başında geliyor. Şu sıralar zor günlerden geçen alanda yerli üretici; Türkiye’de üretim yapan üç büyük oyuncunun ülkedeki üretimin yeterli olmasına rağmen, daha hızlı ve az maliyetli olduğu için demir cevherini yurt dışından aldığını savunuyor. Temsilciler, kendi üretim maliyetlerini düşürmek için bu yola başvuran sektör büyüklerinin, piyasaya zarar verdiğini ve haksız rekabete yol açtığını belirtiyor.

PİYASA REGÜLE EDİLSİN ÇAĞRISI

Konuştuğumuz birçok firma sahibi, yerli hammaddeden üretim yaptıkları için girdi maliyetlerinin katlandığını, üretimlerinin durma noktasına geldiğini ifade ediyor. Üretici, piyasalar düzelene kadar cevherden üretim yapan şirketlerin yurt içinden hurda almaması ve bu sayede fiyatların düşürülerek, maliyetlerin de azaltılması gerektiği çağrısında bulunuyor.

Temsilciler, uygulama ile hurda fiyatları ile çalışan çelikhanelerin daha ucuza mal ettikleri demiri ve kütüğü iç piyasaya ve ihracata daha uyguna arz edebileceğine işaret ediyor.

Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi

Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.

Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.

“%70 İTHALATA BAĞIMLIYIZ”

Konuyla ilgili görüşlerini sorduğumuz Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan ise, Türkiye’de toplamda 35 ham çelik üreticisi firma bulunduğunu, bu şirketlerin 25 tanesinin dernek üyesi olduğunu belirtiyor. Üyelerinin Türkiye’nin ham çelik üretiminin yüzde 95’ini gerçekleştirdiği bilgisini paylaşan Yayan, Türkiye’deki cevher miktarı entegre tesislerin hali hazırdaki üretim kapasitesinin yalnızca yüzde 30’unu karşılayabilecek seviyede olmakla birlikte, büyük ölçüde düşük tenörlü cevherlerden oluştuğunu söylüyor.

“DIŞARIDAN ALMAYA MECBURUZ”

Türkiye’de toplanabilen hurda miktarının ark ocaklı tesislerin ihtiyacının ancak yüzde 30’unu karşılayabilecek seviyede olduğuna dikkat çeken Yayan, kalan yüzde 70 oranındaki hurdanın ithal edilmek durumunda olduğunu ileri sürüyor. Yayan, üreticinin çözüm önerisi olarak sunduğu; “entegre tesislerin yurtiçi hurda alımından vazgeçmelerini ve bu sayede yurtiçi hurda fiyatlarının düşmesini bekleme” önerisinin gerçekçi bir yaklaşım olmadığını savunuyor. Yayan, her kuruluşun kendisine en uygun yöntem ile girdi tedarik etme hakkına sahip olduğunu ileri sürüyor.