İnşaat demirinde spekülatif bir artıştan söz edemeyiz

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Emin Sazak, demir-çelik zamlarında spekülatif bir hareket görmediklerini ve fiyatların küresel gelişmelerden etkilendiğini söyledi.

Kısaca

  • Emin Sazak, demir-çelik zamlarında şirketlerin anlaşmasına dair Rekabet Kurumu incelemesinin iki ay önce yapıldığını hatırlattı.
  • Türkiye’de demir-çelik üretiminin yüzde 70’inin hurdadan, kullanılan hurdanın yüzde 70’inin ise ithal olduğu belirtildi.
  • Sazak, fiyatların küresel emtia fiyatları ve kurlardaki dalgalanmalardan ciddi biçimde etkilendiğini söyledi.

Yazı Boyutu 100%
WhatsApp X Facebook LinkedIn

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Emin Sazak, daha çok sektörde ileriye dönük yapılması gerekenleri sıralarken, katma değer yaratmak için, daha yetkin firmalar olmaları gerektiğini, mimar ve mühendislik faaliyetlerini müşavirlik firmalarını geliştirmek durumunda olduklarını, sigorta sisteminin getirilmesi gerektiğini söyledi. Sazak, ülke olarak teknik hizmetlerde uluslar arası şirketler çıkarmamız gerektiğini söylerken, aynı zamanda türbin-jeneratör, demiryolu sinyalizasyonu gibi yoğun ithalata konu makine-teçhizatın içeride üretilebileceğini, devletin bu alanlarda teşvik sistemini çalıştırması gerektiğini kaydetti. Sazak, artık yatırımlarda, çevreye duyarlı, dayanıklılık anlamında kaliteli, hayatı kolaylaştıran çağdaş işlere ağırlık vermeleri gerektiğini de söyledi.

Emin Sazak, Birlik olarak düşünce ve planlarını anlatırken, ister istemez Başbakanın sert çıktığı demir çelik zamlarıyla ilgili sorulara da muhatap oldu. İntes ve Demir çelik üreticileri ile birlikte Bakan Hayati Yazıcı’yla konuyla ilgili bir araya geldiklerini, zamların küresel ve içerdeki dinamikler nedeniyle çıkıp geri gelebildiğini, kendilerinin spekülatif bir zam uygulaması görmediklerini kaydetti. Sazak’a daha iki ay önce Rekabet Kurumu’nun inceleme yapıp, zamlarda şirketlerin anlaşması bulunmadığını saptadığını ama Yazıcı’nın dün yine “Rekabet Kurumu’na talimat verdik yine bakacaklar” dediği hatırlatıldığında ise “Bilmiyorum, daha iki ay önce bu inceleme yapılmıştı” yanıtını verdi.

Türkiye’de demir çelik üretiminin yüzde 70’inin hurdadan üretildiğini, hurdanın yüzde 70’inin de ithal olduğunu, zaten bu demir-çelik’in yarısının ihraç edildiğini, demir çelik cevherinin ise dünya çapında etkin 3 firmadan ithal edildiğini hatırlatan Emin Sazak, dolayısıyla fiyatların küresel emtia fiyatlarındaki iniş çıkışlardan, kurlardan ciddi biçimde etkilendiğini, zaten dönemler itibariyle bakıldığında son bir yılda, bazı aylar yüksek oranlar çıkarken, sonradan fiyatların düştüğünü gördüklerini kaydetti. “Bu zamların ardındaki asıl unsurun küresel gelişmelerin yanı sıra içerideki konut arzındaki fazlalık olup olmadığını, neden bunu açık söylemedikleri” sorulduğunda ise, Sazak son raporlarında “arz fazlası tehlikesinin olabileceğine” dikkat çektiklerini,bu yorum gazetelerde “konut fiyatları düşecek” diye yer alınca, bu müteahhitlerden büyük tepki aldıklarını söyledi.

Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi

Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.

Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.

Özet olarak, müteahhitler piyasa şartlarında demir-çelik zammında bize özgü aşırı bir hareket görmediklerini, bu zamma aşırı tepkiyi anlamadıklarını, asıl sorunun içerideki konut arz fazlasından kaynaklandığını düşünüyorlar ama bu açıklıkla söyleyemiyorlar. Neden acaba?

Artık Faiz Artırımı Da Kesmez Piyasaların Merkez Bankası’nı denemeye devam edeceklerini söylüyorduk, hep öyle olmuştu, yine aynısı oluyor. Peki, Merkez Bankası yönetimi bu denemeye nasıl yanıt veriyor derseniz, bence başarılı sayılamaz. Belki de artık Merkez’de piyasalar birimindeki uzmanların neden değiştirildiğini, “İyi araştırmacının iyi piyasacı anlamına gelmediğini” de konuşmamız gerek. Her şeyden önce neden ihale ile bunca döviz satıp, doğrudan müdahalede neden bu kadar gecikildiğini anlamak mümkün değil. İkinci nokta; madem 5 yıldan sonra, nihayet doğrudan müdahaleye mecbur hissettiniz, neden bu kadar ürkek davranıyorsunuz, anlaşılamadı. Birer ikişer milyon dolarla, “rezerv eritmekten korkuyorum” havası vererek, doğrudan müdahale yapılamayacağı açık değil mi? Sonunda yanlış yapılan müdahalelerin fiyatları düşürmeye yetmediği gibi, hem gereksiz rezerv yitimine, hem de piyasaların gördüğü bu hata üzerine daha fazla üzerinize gelmelerine yol açmaz mı? Kimse, “Hükümetin isteği” nedeniyle, faiz artırımı beklemiyor. Bence zaten bu aşamadan sonra faiz artırımı da hedeflenen amaca hizmet edemez.