İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısı, “Ekonomi ve Üretim Hayatımız İçin Planlama Gerekli mi/Gereksiz mi? Türkiye için Girişimci Devlet ve Yeni Nesil Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Üzerine bir Tartışma” gündemiyle Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.
İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz’ın başkanlık ettiği toplantıda, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan açılış konuşmasını yaptı. Toplantının ardından Gazeteci ve Stratejist Güzem Yılmaz Ertem moderatörlüğünde düzenlenen panelde ise Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü Halil İbrahim Öztop, Aile Şirketlerinde Yönetim Kurulu Üyesi A. Fatih Tamay, İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ekonomi-Yönetim Danışmanı Prof. Dr. Sinan Alçın ile Afyon Kocatepe Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu sanayi politikaları ve planlama konusunda görüşlerini paylaştı.
“Yeni nesil sanayi planlaması yapılmalı”
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, konuşmasında dünyada ekonomi ve sanayi politikalarının önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, Türkiye’nin de bu değişime uygun yeni bir planlama anlayışı geliştirmesi gerektiğini söyledi. Bahçıvan, önerilen modelin geçmişteki merkezi ve katı planlama anlayışının yeniden uygulanması anlamına gelmediğinin altını çizerek, kamu ile özel sektör arasında daha güçlü ve sürekli bir iş birliği kurulması gerektiğini vurguladı.
Bahçıvan, “Kamu-özel sektör iş birliğinde yeni nesil bir sanayi planlaması yapılmalı” diyerek, kamunun uzun vadeli kalkınma hedefleri doğrultusunda daha proaktif bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Küresel rekabetin zorlaştığı, jeopolitik risklerin arttığı ve teknolojik dönüşümün hızlandığı bir ortamda yalnızca piyasa mekanizmalarına dayalı bir yapının yeterli olmadığını belirten Bahçıvan, bunun yerine “girişimci devlet” anlayışının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bilişim ve yapay zekâ çağı ezberleri bozuyor”
Bahçıvan, bilişim ve yapay zekâ çağında üretim sistemlerinin hızlı biçimde değiştiğine dikkat çekerek, işletmelerin ve kamu politikalarının geçmişteki kabuller üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirtti. Otomasyon ve robotik teknolojilerin yaygınlaşmasının üretim yapısını değiştirdiğini ifade eden Bahçıvan, iş gücü maliyetlerinin rekabet üzerindeki etkisinin görece azalmasıyla gelişmiş ülkelerde “içeride üretim” eğiliminin güçlendiğini söyledi. Yapay zekâdaki gelişmelerin sanayide yalnızca verimlilik artışı değil, aynı zamanda niteliksel bir dönüşüm yarattığını belirten Bahçıvan, teknolojik dönüşümün ulusal güvenlik boyutunun da giderek önem kazandığını ifade etti.
Bu süreçte devletlere planlama, uzun vadeli finansman, teşvik ve sanayi politikalarını yeniden tasarlama konusunda önemli görevler düştüğünü belirten Bahçıvan, yeni modelin devletin doğrudan üretici olması yerine stratejik yönlendirici ve kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesine dayanması gerektiğini kaydetti.
Erken sanayisizleşme uyarısı
Bahçıvan, önceki İSO Meclis toplantılarında gündeme getirilen “erken sanayisizleşme” riskine de dikkat çekerek, mevcut ekonomik programın sanayinin üretken kapasitesini koruyacak şekilde güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sanayinin teknolojik dönüşümünün yalnızca kaynak aktarımıyla gerçekleşemeyeceğini belirten Bahçıvan, güçlü bir kurumsal koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti. Bahçıvan ayrıca uzun süredir gündeme getirdikleri kalkınma bankacılığı reformunun önemine işaret ederek, özellikle yapay zekâ ve yüksek teknoloji yatırımlarında geleneksel ticari banka kredilerinin yetersiz kalabileceğini söyledi. Nitelikli insan kaynağı sorununa da değinen Bahçıvan, eğitim politikalarının sanayinin gelecekte ihtiyaç duyacağı alanlarla daha güçlü biçimde eşleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
İSO Meclis Başkanı Yılmaz:
“Yeni nesil DPT şart”
İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz da Türkiye’nin küresel tedarik krizleri, teknolojik dönüşüm, iklim değişikliği ve jeopolitik risklerin etkili olduğu bir dönemden geçtiğini belirterek, yeni bir planlama mekanizmasına ihtiyaç olduğunu söyledi. Yılmaz, eski Devlet Planlama Teşkilatı modelinin birebir geri getirilmesi yerine, daha esnek, veriye dayalı ve hızlı karar alabilen bir “Yeni Nesil DPT” yapısının oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Yeni yapının siyasi takvimden bağımsız, bilimsel verilerle hareket etmesi gerektiğini belirten Yılmaz, yapay zekâ ve veri analitiğinin kullanıldığı, küresel tedarik zinciri risklerinin önceden simüle edilebildiği bir planlama anlayışına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
“Planlama ve doğru finansman birlikte yürümeli”
Panelde konuşan Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü Halil İbrahim Öztop, planlamanın doğru finansman modeliyle desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Enerji ve savunma sanayisinde devletin stratejik yönlendirmesi, alım garantileri ve uzun vadeli finansmanın önemli kapasite yatırımlarının önünü açtığını belirten Öztop, benzer modelin yüksek teknoloji ve katma değerli üretim alanlarına da taşınması gerektiğini söyledi.
Öztop, devletin doğrudan oyuncu olmasından ziyade oyunun kurallarını net biçimde belirleyen, uzun vadeli vizyon ortaya koyan ve özel sektörün önünü açan bir aktör olması gerektiğini ifade etti.
Ortak akıl ve ölçülebilir
hedef vurgusu
Aile Şirketlerinde Yönetim Kurulu Üyesi A. Fatih Tamay, yeni nesil planlamanın ortak akıl ve ölçülebilir performans kriterlerine dayanması gerektiğini belirtti. Planların yalnızca hedeflerden oluşan bir “temenni listesi” haline gelmemesi gerektiğini söyleyen Tamay, kamu planlamasında da şirketlerdeki stratejik planlama anlayışına benzer şekilde ölçülebilir hedefler ve performans göstergeleri oluşturulmasını önerdi. Tamay ayrıca, iş dünyasının ve sanayi odalarının karar alma süreçlerine daha güçlü biçimde dahil edildiği, şeffaf ve uygulanabilir bir planlama modeline ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
“Genel teşvik yerine hedef odaklı politikalar gerekli”
İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın ise Türkiye imalat sanayisinin uzun süredir yaşadığı sorunların yapısal nitelik taşıdığına dikkat çekti. İmalat PMI verilerinin uzun süre eşik seviyesinin altında seyretmesinin sanayideki zorlukların yalnızca konjonktürel olmadığını gösterdiğini belirten Alçın, enerji ve hammadde başta olmak üzere dışa bağımlılık sorunlarının çözülmesi gerektiğini söyledi. Alçın, genel teşvik mekanizmalarının her zaman beklenen sonucu yaratmayabileceğini belirterek, bunun yerine bölgesel inovasyon stratejileri, kümelenme politikaları ve kamu-üniversite-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesini önerdi.
Kamunun stratejik alıcı rolü öne çıktı
Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu da savunma ve enerji sektörlerinde kamu öncülüğünün yarattığı ekosistemin sivil teknolojilere yayılmasının önemli bir fırsat oluşturduğunu ifade etti.
Tiryakioğlu, kamunun stratejik alıcı ve yönlendirici rolünün, teknoloji geliştirme ve üretim kapasitesinin artırılmasında etkili olabileceğini belirterek, Türkiye’nin mevcut savunma sanayisi deneyiminin sivil alanlardaki rekabetçiliğe aktarılması gerektiğini söyledi.
Sanayide yeni planlama arayışı
Toplantıda yapılan değerlendirmeler, Türkiye’nin küresel rekabet koşullarının değiştiği bir dönemde sanayi politikası, finansman, insan kaynağı ve teknoloji alanlarını birbirinden bağımsız ele almaması gerektiği konusunda ortaklaştı.İSO Meclisindeki tartışmaların ortak noktasını, geçmişteki merkezi planlama modeline dönüş yerine, daha esnek, veri odaklı, özel sektörle birlikte çalışan ve stratejik önceliklere göre kaynak kullanan yeni nesil bir planlama anlayışının oluşturulması oluşturdu.


