Karadeniz, sanayinin yalnızca bir sektör değil; üretimin, ihracatın, istihdamın ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer alan ekonominin amiral gemisi olduğunu vurguladı. Sanayide yaşanan her yavaşlamanın orta ve uzun vadede büyüme performansını doğrudan etkilediğini ifade eden Karadeniz, sanayicilerin yüksek finansman maliyetleri, krediye erişim sorunları, artan enerji giderleri ve küresel talepteki yavaşlama gibi önemli zorluklarla mücadele ettiğini belirtti.
PMI Verileri Toparlanma Sinyali Veriyor
İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye İmalat PMI verilerine de değinen Karadeniz, nisan ayında 45,7 seviyesinde bulunan PMI endeksinin mayıs ayında 49,8’e yükselerek Mart 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştığını hatırlattı.
Endeksin hâlâ 50 eşik değerinin altında bulunmasının imalat sanayinde daralmanın tamamen sona ermediğini gösterdiğini belirten Karadeniz, buna rağmen faaliyet koşullarındaki bozulmanın belirgin şekilde yavaşladığını ve üretim tarafında toparlanma eğiliminin güçlendiğini ifade etti. Yaklaşık 21 ay sonra ihracat siparişlerinde görülen ilk artışın da sanayi açısından olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti.
Sanayinin Güçlenmesi Büyümenin Anahtarı
Karadeniz, yatırım ve işletme sermayesine erişimin kolaylaştırılması, üreticiye uygun maliyetli finansman imkanlarının sunulması, enerji maliyetlerinin azaltılması ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak adımların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Bilgi ve iletişim sektörünün aynı dönemde yüzde 9,5 büyümesinin teknoloji yatırımlarının önemini ortaya koyduğunu belirten Karadeniz, güçlü ekonomilerin hizmet ve teknoloji sektörlerini güçlü bir üretim altyapısıyla destekleyen ülkeler olduğunu ifade etti.
PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet hedeflerine ulaşmasının yolunun sanayinin güçlendirilmesinden geçtiğini belirterek, “Sanayi güçlü olduğunda ekonomi büyür, ekonomi büyüdüğünde ise Türkiye güçlenir” değerlendirmesinde bulundu.


